Borsa Bilgileri

7 Ocak 2011 Cuma

Et Fiyatlarındaki Artış

       Türkiye’de son zamanlarda et fiyatlarındaki artışın temel nedeni olarak yem fiyatlarındaki artış gelmektedir. 2006 yılında yaşanan kuraklığın ardından, 2007 yılında yem fiyatlarındaki artış yönetilememiştir. Başka bir deyişle, hayvancılık politikasının etkinsizliği, piyasada düzenleyici bir yapının olmaması bu sonucu doğurmuştur. Yem fiyatlarındaki artışa süt fiyatlarının stabil kalması, hayvancılıkla uğraşan kesimi zor durumda bırakmıştır. Zarar etmeye başlayan insanlar, hayvanlarını kesime göndermişlerdir. Böylece et arzı geçici bir süre artarak, et fiyatlarındaki artış kısa bir süreliğine dizginlenmiştir. Ancak, özellikle 2009 yılının yarısından itibaren hayvan sayısında yaşanan keskin bir düşüşün sonucu olarak fiyat artışları görülmüştür.
           Fiyatlardaki bu ani yükselmeye engel olmak isteyen hükümet Et ve Balık Kurumu’na ithalat izni vermiştir. İlk önce canlı hayvan ithalatına izin verilmiş, ancak fiyatlardaki artış durdurulamayınca et ithalatına da izin verilerek fiyatların yükselişine engel olunmaya çalışılmıştır. Yaşanan son gelişme de ise Bakanlar Kurulu, Et ve Balık Kurumu’na sıfır gümrükle ithalat izni verdiği 100 bin tonluk damızlık olmayan canlı sığır ve sığır eti tarife kontenjanının süresini 2011 yılının sonuna kadar uzatmıştır. Yapılan bu müdahalenin de kısa vadeli olduğu, uzun vadeli yapıcı bir politika olmadığı görülmektedir. Çünkü, et ithalatına bağlı olarak iç piyasadaki hayvancılık sektörü negatif yönde etkilenecektir. Bunun göstergesi ise yine Bakanlar Kurulu’nun karkas et, kasaplık canlı sığır, besilik canlı sığır, koyun ve kuzu ithalatında uygulanmakta olan düşük gümrük vergisinin süresini sınırsız olarak uzatmış olmasıdır. Bu gelişme de hayvan sayısının giderek azalmasına ve ileriki zamanlarda deri ve sakatat fiyatlarının yükselmesine neden olacaktır.
Sonuç olarak, Et ve Balık Kurumu ithalat yetkisini kullanırken sadece fiyatları nasıl düşüreceğini göz önünde bulundurmamalıdır. Bunun yanı sıra gelecek dönemde, hayvancılık sektörünün nasıl düzenlenmesi gerektiğini, hangi yapıcı politikaların uygulanması gerektiğini de göz önünde bulundurmalıdır. Aksi takdirde, ileriki yıllarda et ve süt piyasalarında dışa bağımlılığımız daha da artacak ve iç piyasada hayvancılık sektöründen geçimini sağlayan birçok insan bu durumdan negatif yönde etkilenecektir. 

25 Kasım 2010 Perşembe

BİR GECEDE GELEN ZENGİNLİK

Bakanlar Kurulu, 2011 yılı programında bulunan "Kişi başı GSYİH" değerini, rakamlarda düzeltme yaparak değiştirdi. Resmi Gazete'nin 25 Kasım 2010 tarihli sayısında düzeltme tebliği yayınlandı. Bu düzeltmeye göre, 2010 yılı için 13.038 dolar olan kişi başı GSYİH, 15.392 dolar oldu. Satın alma gücü paritesine (SGP) göre kişi başına milli gelir böylelikle 2354 dolar artmış oldu.

2010 yılı için Türkiye'nin milli geliri 947 milyar 836,5 milyon dolar olarak hesaplanmıştı, ancak yapılan düzeltmeyle birlikte milli gelir 171,1 milyar dolar artarak 1 trilyon 118 milyar 967,6 milyon dolara yükseldi.

2011 yılı için yapılan tahminler ise şöyle:

-SGP'ye göre kişi başına milli gelir 16 bin 126 dolar
-Milli gelir ise 1 trilyon 185,2 milyar dolar

Bir gecede bizi zengin eden düzeltme ise şöyle:

-2010 yılı için SGP (ABD $ / TL) "1,159 rakamı "0,982" olarak,
-2011 yılı için ise SGP (ABD $ / TL) "1,211" rakamı yerine "1,025" olarak düzeltildi. 

Yapılan zengin edici bu düzenleme ile birlikte, Türkiye IMF verilerine göre milli gelir sıralamasında dünya 15. si oldu.

Görüldüğü üzere rakamlarla istediğimiz hikayeyi oluşturabiliriz. İyi hikaye istiyorsak iyi, kötü hikaye istiyorsak kötü.

Gürkan Sezen,
25/11/2010

16 Ekim 2010 Cumartesi

The Crisis of Credit Visualized

The Short and Simple Story of the Credit Crisis


The Crisis of Credit Visualized from Jonathan Jarvis on Vimeo.

3 Ekim 2010 Pazar

Fighting Long-Term Unemployment



Liz Alderman, the International Herald Tribune senior business correspondent, looks at Denmark's generous unemployment benefit system as the country fights long-term joblessness.